İtalya’da bulunan Avrupa Üniversite Enstitüsü Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Giancarlo Casale, “1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası’nda Kanuni Sultan Süleyman ‘dünyanın hükümdarı’ olarak betimleniyor.” şeklinde belirtti.
Osmanlı Türkçesiyle hazırlanmış en eski tam baskı dünya haritası olarak bilinen 1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası, Kanuni Sultan Süleyman’ı güneşe benzeten ifadeleri ve Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtadaki egemenliğini anlatan metinleriyle 16. yüzyılın siyasi ve bilimsel dünya anlayışına ışık tutmaktadır.
Katar Milli Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen “1559’dan Günümüze Hacı Ahmed’in Osmanlı Türkçesiyle Hazırlanmış Dünya Haritasının Gizemleri” başlıklı konferansta Casale, Osmanlı haritacılık tarihinde önemli bir yere sahip olan Hacı Ahmed Haritası’nın bilinmeyen yönlerini paylaştı.
Casale, haritanın coğrafi özelliklerinin yanı sıra üzerindeki Osmanlı Türkçesi metinlerini, hazırlanma sürecini ve dönemin siyasi güç ilişkileriyle olan bağlantısını Anadolu Ajansı (AA) muhabirine aktardı.
Piri Reis Haritası’ndan farklı olarak tüm dünyayı gösteriyor
Hacı Ahmed Haritası’nın Osmanlı haritacılığındaki yerini vurgulayan Casale, eserin Piri Reis’in günümüze ulaşan haritasından belirgin bir fark taşıdığını ifade etti.
Casale, Piri Reis’in günümüze ulaşan haritasının dünyanın tamamını göstermediğine dikkat çekerek, “Piri Reis’in haritasında tüm dünya yer almıyor. Çünkü Asya’yı, Afrika’yı ve Avrupa’yı gösteren kısımlar kaybolmuş durumda. Ayrıca bu eser basılı değil, el yazması.” dedi.
Hacı Ahmed Haritası’nın ise Eski Dünya ve Yeni Dünya’yı tek bir görselde bir araya getirdiğini belirten Casale, “Harita, Osmanlılar tarafından hazırlanmış ve ilk kez basılmış halde tüm dünyayı göstermektedir. 1559 tarihli bu harita, Osmanlıların coğrafi keşiflerdeki rolünün yanı sıra dönemin siyasi ve bilimsel dünya görüşünü de yansıtmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Casale, haritada Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarının birlikte gösterildiğini aktararak eserin Osmanlıların dünya coğrafyasına dair bilgisini yansıtması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca kalp biçiminde dünya tasvirinin Avrupa’da 16. yüzyılda geliştirilen “kordiform” projeksiyon tekniği ile ilişkili olduğunu belirtti.
Osmanlıların keşifleri dünya bilim tarihinin önemli bir parçasıdır
Osmanlı tarihi üzerine çalışan İtalyan tarihçi Casale, Türkiye ile kurduğu ilişkilere bağlı olarak akademik çalışmalarının şekillenmesinde önemli faktörler olduğuna da değindi.
Casale, İtalya’da doğduğunu fakat ABD’de büyüdüğünü belirterek eğitim amacıyla geldiği Türkiye’de Türkçe öğrenmeye başladığını ifade etti.
Türkiye’de toplam beş yıl yaşadığını; Türkçe ve Osmanlı Türkçesi öğrendiğini ve Osmanlı arşivlerinde araştırmalar yaptığını aktaran Casale, doktora sonrası akademik çalışmalarını burada sürdürdüğünü kaydetti.
Türkiye’de bulunduğu dönemde Osmanlı tarihine duyduğu ilginin arttığını ve bu alandaki çalışmalarını derinleştirdiğini dile getirdi.
Osmanlıların coğrafi keşiflere katılımının bilim ve imparatorluk tarihi açısından önemini vurgulayan Casale; yeni bölgelerin bulunması ve yönetilmesinin coğrafi bilgi üretimini beraberinde getirdiğini söyledi.
Osmanlıların genişleyen hâkimiyet alanlarını yönetebilmek için askeri faaliyetlerin yanında bilimsel çalışmalara da ihtiyaç duyduğunu belirten Casale; “Osmanlılar, Avrupalılardan daha büyük bir imparatorluk oluşturabilmek için hem bilimsel hem de askeri açıdan bir perspektif geliştirmek zorundaydı.” dedi.
Osmanlıların keşif çağındaki rolünün yeterince araştırılmadığının altını çizen Casale; bu faaliyetlerin yalnızca Osmanlı tarihi değil aynı zamanda dünya tarihi içerisinde de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Casale; 16. yüzyılın sadece Avrupalı devletlerin değil aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun da keşif faaliyetleri yürüttüğü bir dönem olduğunu ifade ederek; “Aslında 16. yüzyılı büyük keşifler çağı olarak adlandırıyoruz. Bu dönem aynı zamanda Osmanlının dünyaya açılmaya başladığı bir zaman dilimi.” dedi.
Portekizlilerin Afrika üzerinden Hint Okyanusu’na ulaştığı süreçte Osmanlıların Basra Körfezi üzerinden bölgede etkinlik gösterdiğini hatırlatan Casale şunları ekledi:
“Portekizliler Afrika üzerinden buraya kadar geldiler. Aynı şekilde Türkler de Basra yoluyla buraya ulaştılar ve Portekizlilerle çatışmalara girdiler. Bu pek az bilinen bir hikaye fakat dünya bilim tarihinin oldukça önemli bir parçasıdır. Bu durum 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun yalnızca geniş topraklara hükmeden askeri ve siyasi bir güç olmadığını; ayrıca keşifler, coğrafya ve bilimsel bilgi üretimi ile ilgili dönemin küresel gelişmelerinin içinde yer aldığını ortaya koymaktadır.”
Kanuni Sultan Süleyman güneşe benzetiliyor ve “dünyanın hükümdarı” olarak tasvir ediliyor
Casale; Hacı Ahmed Dünya Haritasında Kanuni Sultan Süleyman’ın diğer hükümdarlardan üstün bir konumda betimlendiğine dikkat çekerek şunları ifade etti:
“1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritasında Kanuni Sultan Süleyman ‘dünyanın hükümdarı’ olarak tasvir edilmektedir ve güneşe benzetilmektedir. Haritada Osmanlı Devleti’nin Avrupa, Asya ve Afrika’daki gücü detaylarıyla anlatılmaktadır.”
İtalyan tarihçi; haritanın Avrupa kıtasını anlatan kısmında Avrupa’nın diğer kıtalara göre daha küçük olmasına rağmen nüfus yoğunluğu, tarım faaliyetleri ile sanat ve bilim alanındaki ilerlemeleriyle öne çıktığını bildirdi.
Casale; haritaya ismini veren Hacı Ahmed’in kimliğinin kesin olarak tespit edilemediğine dikkat çekerek şunları aktardı:
“Bu haritanın yalnızca Hacı Ahmed isimli tek bir birey tarafından hazırlandığını söyleyemem. Aslında bu ortak bir çalışmadır. Hacı Ahmed adında biri olduğu Venedik arşivlerinden anlaşılıyor ancak tercümanlar ile bilim insanlarıyla birlikte çalışmışlar.”
İtalyan tarihçi Casale; haritadaki metinde Hacı Ahmed’in Tunuslu bir âlim olduğu; Fas’ta medrese eğitimi aldığı; denizde esir düşüp köle olarak satıldığı ve sonrasında Venedikli bir soylunun himayesine girdiği belirtilmektedir dedi.
Haritada; Osmanlının üç kıtadaki hâkimiyeti ele alınıyor
Haritanın Kanuni Sultan Süleyman’a ayrılmış kısmında ise Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyet kurduğu bölgeler ayrıntılı biçimde listelenmektedir.
Anadolu, Karaman, Diyarbakır, Erzurum, Bağdat, Şam, Arabistan, Mısır ile Balkanlar’ın yanı sıra Macaristan’ın da Osmanlı yönetimi altında olduğu belirtilen haritada imparatorluğun etki alanının Avrupa’da Almanya’ya kadar uzandığı aktarılıyor ayrıca güneyde Etiyopya’ya doğru uzandığı ifade ediliyor.
Bunun yanı sıra; haritada Osmanlı Hanedanı’nın güç ve ihtişamının ölçüsüz olduğuna işaret edilerek Müslümanlarla Hristiyan birçok hükümdarın da Osmanlı Devleti’ne bağlılık gösterdiği yönünde ibareler yer alıyor.
Dahası kanuni Sultan Süleyman’ın cesareti; bilgeliği; adaleti ile merhametinin ön plana çıkarıldığı haritada hükümdarlığının büyüklüğünün kelimelerle tarif edilemeyeceği vurgulanıyor.
Ayrıca haritada Avrupa için “Frengistan” ifadesi kullanılırken o kıtanın tarih boyunca büyük hükümdarlara ev sahipliği yaptığı aktarılıyor.
Nitekim söz konusu 1559 yılına karşılık gelen Hicri 967 tarihlindeki metinde Avrupa’nın hükümdarı olarak yine Osmanlı Hanedanından Kanuni Sultan Süleyman gösteriliyor.
Süleyman’ın “Sultanların Sultanı” unvanıyla tanımlandığı metin içerisinde Fransızlar ile İspanyol krallarının da Avrupa’nın diğer önemli hükümdarları arasında sayıldığı görülüyor[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]... [Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]....
<_SABIT_LINK_0__SABIT_LINK_1__[link]: [link] uyarınca [link]:[link].[link]: [link]. [link] uyarınca [link]: [link].[link]: [link].
.
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]...
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]...
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]...
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]...
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır]..
[Özgün cümledeki link burada bulunmaktadır].